cilt, cilt bakımı, cilt bakım, cilt lekeleri, cilt hastalıkları, cilt sağlığı

Yaz sıcağından cildi koruma yolları

Yaz dönemindeki iklimsel değişikliklerin en önemlileri; sıcaklık, UV ışığı ve nem oranındaki artıştır. Güneşin cildimize olumsuz etkileri artık açıkça bilinmektedir ancak yaz aylarında, özellikle tatil döneminde dikkat etmediğimiz pek çok ayrıntı cilt sağlığımız üzerinde önemli rol oynar.
Memorial Etiler Tıp Merkezi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Zerrin Baysal, yaz aylarında cilt sağlığımızı olumsuz etkileyen faktörler ile bilinçsiz uyguların deriye olumsuz etkileri hakkında bilgi verdi.

İsilikten korunmak için sık duş almak ve ölçülü giyinmek gerekiyor

Yazın artan ısı, öncelikle metabolizmada hızlanmaya, ter bezi aktivitesinde artmaya, damarlarda genişlemeye, “sebase” adı verilen yağ salgısında artmaya neden olur. Bu artışlar kişiden kişiye farklı oranlarda gözlenebilir fakat bazı insanlardaki artış, hastalık düzeyine varan sonuçlara yol açar. Bunların en önemlisi, aşırı terlemeye bağlı isiliklerdir. İsilik aşırı üretilen terin deriye atılamaması sonrasında gelişir ve küçük, kaşıntılı, bazen yanma duygusuna yol açan lezyonlar gelişir. Sık banyo yapılmadığında, aşırı giyinme devam ettiğinde bu küçücük sivilceye benzeyen kızarıklıklar, daha büyük çıbana benzeyen sivilcelere dönüşür; dolayısıyla antibiyotik tedavisi zorunluluğu doğar.

Aşırı terlemeye bilinçsiz yaklaşım mantara davetiye çıkarabilir

Hava sıcaklıklarının artması ile birlikte aşırı terleme sorunu da ortaya çıkabilir. Aşırı terleme kıvrım bölgelerinde daha fazla görülür (Özellikle kasıklarda, koltuk altında, parmak aralarında, kadınlarda meme altı ya da arası) Bu bölgelerin ıslak ya da nemli kalması, maya hücrelerini harekete geçirerek mantar hastalığının oluşmasına neden olur. Özellikle ayaklarda kötü kokular, pişiğe benzeyen görüntüler ve şiddetli kaşıntılar başlar. Bu durum yine hekime başvurmayı gerektirir; çünkü bu şikayetlerin tedavisi ve takibinin ciddiye alınması gerekir.

Yine sıkça karşılaşılan bir konu da kılcal damarlardaki genişlemedir. Bu da ısının etkisiyle gelişir. Açık renkli kişilerde daha fazladır ve hayat boyu kalıcılıkları vardır. Yaz aylarında tetiklenen ya da şiddeti artan birçok hastalığın yanında; hijyen ya da bakım ürünleri kullanımı veya davranışsal anlamda dikkat etmemiz gereken birçok konu vardır.

Vücudunuzu havuz ve deniz suyundan arıtmayı ihmal etmeyin

Tatil anlayışımızdaki deniz ve havuz alışkanlıklarımız her geçen gün artmakta olup, bu konunun bizi nasıl tehlikelerle karşı karşıya bırakacağı önemli bir konudur. Duş alınmadan girilen havuzlar, ya da çıktıktan sonra duş almamak enfeksiyon hastalıklarının bulaşmasını ve oluşmasını kolaylaştıran en önemli yoldur. Bu enfeksiyonlardan en sık rastlananı da molluskum, siğiller, mantar enfeksiyonlarıdır ki; bazen tedavileri uzun zaman alabilir veya tedaviye yanıt vermeyebilir. Kişisel hijyenimize dikkat etmek hem kendi sağlığımız için hem de toplum sağlığı için çok önemlidir.

Terlik seçiminiz ayak sağlığınız için çok önemli

Havuz kenarlarında çıplak ayakla yürümek de bu hastalıkları bulaştırmamıza ya da kapmamıza neden olur. Mutlaka terlik kullanma alışkanlığı geliştirmemiz gerekmektedir. Terlik deyince de bilinmesi gereken önemli hususlar vardır: parmak arası ya da kapalı terlikler yazın pişiklerin, ya da nasırları temel nedeni olabilir. Çünkü sürtünme travması, deri sağlığı için istenilen bir pozisyon değildir. Yumuşak hava alan, deriye sürtme ya da terletme duygusu vermeyen terlikler kullanmak daha isabetli olur.

Saunaya kendi havlunuzla girin

Otellerde kullanılan ortak alanlar ne kadar hijyenik görülürse görülsün, bu mekanlarda kullanılacak ya da temas edilecek yerlere şahsi eşyalarımızla gidersek yine bulaşıcı hastalıklardan korunmak için önemli bir adım atmış oluruz. Mesela sauna, hamam, buhar odaları gibi yerlere terlikle girmek, oralarda oturacağımız yerlerde havlu kullanmak riskleri minumuma indirecektir.

Kumsalda güneşlenmek güzel ama…

Kumda geçirilecek zamanı azaltmak, ışığın deriye zararlarını azaltmak demektir. Bunun yanında kum taneciklerinin sürekli deriye teması deride kurumalara, kalınlaşmalara ve kabalaşmaya yol açar. Mümkün olduğu kadar az temas deri sağlığımıza iyi gelir.

Bronzlaşma karışımlarına da çok dikkat edin

Güneşlenirken vücuda sürülen her türlü ajan (SPF korumaları hariç) özellikle parfümlü ürünler deride istenmeyen yanmalara, lekelenmelere, alerjilere ve erken yaşta gelişebilen deri kanserlerine neden olur. Tatilde her akşam, gündüz maruz kaldığımız güneşin olumsuz etkilerini minimale indirmek ya da dindirmek için uygun bir bakım yapmak zararın neresinden müdahale edilirse o kadar yararlı olur.

Yaz dönemi ruhsal olarak kendimizi iyi hissettiğimiz ama derimize zarar verme alışkanlıklarımızla dolu bir mevsimdir. Yaz aylarında dinlenme, eğlenme amaçlı olarak yaptığımız bu faaliyetlerin dolaylı da olsa zararlarına karşı bilinçli olmamız ve cilt sağlığımızı korumak daha özenli davranmamız gerekmektedir.

Etiketler: , ,

Yaz sıcağından cildi koruma yolları

Hadi Yorum Yazalım 17.08.2010

Güneş yanıkları

Güneş yanığı nedir?
Güneş  yanığı, aşırı güneş ışığına maruz kalma sonucunda deride kızarıklık ve şişlikle seyreden bir durumdur. Özellikle de güneşten yayılan ultraviole radyasyon nedeniyle oluşur. Güneş yanıkları solaryum (yapay ultraviole ışık kaynağı) ışığına maruz kalma sonucunda da gelişebilir.

Güneş yanığında deride hücresel düzeyde mikroskopik değişiklikler olur. Deride  ultraviyole ışığı tarafından tetiklenen güneş yanığı hücreleri oluşur ve Langerhans ve mast hücrelerinin sayısı azalır ki bu hücreler vücudun  bağışıklık sisteminin temel parçasıdır.

Güneş yanığına ne sebep olur?
Işık elektromegnetik spektrumu açısından ultraviyole (<400nm), görünür (400-760nm), ve infrared (>760nm) olarak ayrılır. Ultraviyole ışık ise3 spektruma ayrılır:

Ultraviole A (UV-A) = 320-400nm
Ultraviole B (UV-B) = 290-320nm
Ultraviole C (UV-C) = <290nm

UV-C radyasyon atmosferin dış tabakası tarafından filtre edildiğinden, insan derisi için bir problem oluşturmaz. UV-A and UV-B radyasyon güneş yanığının temel nedenidir. Her iki dalga boyu da güneş yanığına neden olabilmesine rağmen, deri her iki dalga boyundaki ışığa farklı yanıt verir.

UVA ve UVB ışığına derinin verdiği yanıtlar:

UV-A: UV-B den daha az kuvvetli olmasına rağmen, yeryüzüne daha fazla ulaşır. Derinin orta tabakası olan dermis ve deri altı yağ dokusuna kadar emilebildiği için derinin yeni hücrelerinin üretildiği alana zarar verir. Uzun süreli UV-A ışığına maruz kalmak dermiste hasara yol açarak cilt yaşlanmasına neden olur. 

UV-B: Ciltte kızarıklık oluşturma potansiyeli daha fazladır. % 90′ı derinin üst tabakası olan epidermis tarafından emilir. Deride yanık yapma olasılığı daha yüksektir. % 90’ı derinin üst tabakası olan epidermis tarafından emilir. Epidermisten salınan çeşitli maddeler, deride güneş yanığının ilk belirtisi olan kızarıklık ve şişliğe neden olur. Tekrarlayan yanıklar, epidermiste yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkarır.

Kimler güneş yanığı açısından risk taşırlar?
Deri, cildin renk tonuna ve güneş maruz kaldığında oluşan yanığa ve bronzlaşma eğilimine göre 6 tipe ayrılır. Cilt tipleri için tıklayınız.

En çok yanık riski taşıyan deri tipi fototip I’dir. Güneş yanığı riskini arttıran diğer faktörler aşağıda sıralanmıştır:

  • Ekvatora daha yakın olan bölgelerde
  • Yüksek rakımlı yerlerde
  • 10.00 -14.00 arasındaki saatlerde
  • Açık, bulutsuz havalarda
  • Çevredeki yansımanın arttığı karlı veya buzlu ortamlarda risk artar.

Güneş yanığının belirtileri nelerdir?

Güneş yanığının belirtileri, cilt tipinde ve UV radyasyona maruz kalınan süreye göre değişir.  Beyaz tenli kişilerde gün ortasında  15 dakikalık bir güneşe maruz kalmak, güneş yanığına neden olurken; esmer tenli kişiler güneş ışığını saatlerce tolere edebilirler.

Genellikle güneş yanığının belirtileri 2-6 saatte ortaya çıkar. Kızarıklık şişlik, tahriş, deride sıcaklık hissi, ağrı, şiddetli durumlarda su toplamaları , halsizlik ve ateş gelişebilir. 4-7 gün sonra ise deri soyulur. Şiddetli olgularda 2. derece yanık, su kaybı, ikincil enfeksiyon, şok ve hatta ölüm bile gelişebilir.

Güneş yanığının tedavisi nasıl yapılır?
Güneş yanığının tedavisinde hastanın rahatsızlıklarının giderilmesi ilk hedeftir. Çeşitli ağrı kesiciler, soğuk banyo, aloe vera içeren losyon ve nemlendirici kullanımı faydalıdır.

Bununla birlikte güneş yanığının tedavisinden çok güneş yanığından korunmak önemlidir.  Güneşten korunma güneş yanıklarını engellerken UV’ nin diğer hasarlarından da korur.  Özellikle 10.00- 16.00 saatleri arasında güneş altında kalınmamalıdır.  Koruyucu kıyafetler giyilmeli, geniş şapkalar takılmalıdır. Düzenli olarak güneşten koruyucu faktörü (SPF) 30 ve üzeri olan güneşten koruyucu kozmetikler kullanılmalıdır.

Ama tüm bunlara rağmen eğer güneş yanığı gelişirse, yanığın şiddetini azaltmak amaçlı, aşağıdaki önlemler alınmalıdır:

  • Doktor önerisi ile aspirin veya antiinflamatuar ilaçlar alınmalı.
  • Yanık olan alanlara doktor önerisi ile günde iki kez kortizonlu kremler uygulanabilir.

Güneş yanığının uzun süreli etkileri nelerdir?
Güneş veya solaryuma aşırı maruz kalmanın cilt kanseri ve cilt kanseri öncesi oluşumlara, erken yaşlanma ve cilt kırışıklıkları, güneş lekeleri, çillere neden olduğu çok net bir şekilde bilinmektedir. Bir kez geçirilen su toplaması oluşan 2. derece güneş yanığı, hayat boyu cilt kanseri gelişim riskini iki katına çıkartmaktadır.

Etiketler: , , , , , ,

Güneş yanıkları

Hadi Yorum Yazalım 31.07.2010

Yaz güzelliği için 10 öneri

Bu yazı daha güzel geçirmek için 10 öneri..

1 Güneşten bir  öpücük alın
Güneşle flört edilerek geçirilmiş bir hafta sonunun ardından, teninizde oluşan o taze ve tatlı bronzluğu daima korumak ister misiniz? Önce parlaklık veren altın-şeftali tonlarındaki makyaj bazını yüzü-nüze sürün ardından, alın, burun üstü, çene ve şakaklar gibi güneşten en fazla etkilenen bölgelere bronzlaştırıcı pudra uygulayın.

2 Saçlarınız ışıldasın
Son günlerin saçlar için – sarı, kumral ya da kestane fark etmez – önemli bir güzellik şifresi. Doğal ürünlere takıntınız varsa kendi ışıltı veren papatya şampuanınızı yapabilirsiniz: İki yemek kaşığı dolusu papatya kurusunu bir litre suda kaynatarak demleyin. Buna yarım limonun suyunu ve rendelenmiş 150 gr doğal zeytinyağı sabunu rendesini ekleyin. Bu karışımı rengi berraklaşana kadar kaynatın. Kaynadıktan sonra ateşi kısın ve koyu kıvama gelene kadar karıştırın. Soğuduktan sonra kullanabilirsiniz.

3 Yüksek topuklar için masaj
Bilenler, geceyi ayaklarında sızılar hissetmeden geçirmenin sırrının “hızlı masaj” olduğunu söylüyor. Dilerseniz onlara kulak verelim: Ayakta durun ve bacağınızı kırarak ayağınızı arkadan elinizde tutarak 10 saniye bekleyin. Ardından diğer ayağınıza geçin ve hareketi 10 kez tekrarlayın. Böylece hem bacak kaslarınızı esnetecek, hem de dengenizi geliştireceksiniz.

4 Şehirde de korunun
Farkında olmadan günde 20 dakika güneş altında olmak yılda altı saat yoğun şekilde güneş ışınlarına maruz kalmak anlamına geliyor. Bu nedenle şehirde de güneş koruyucu ürün kullanmak mantıklı.

5 Dudaklarınızı cilâlayın
Dolgun dudaklara kıpkırmızı, parlak ruj: Evet, şimdi gösteriş zamanı! Cameron Diaz ve Penelope Cruz bunu çoktan keşfetti! Görüntüsünü modaya uydurmak isteyenler Joan Collins stili kocaman kemik çerçeveli gözlükleri de unutmasın.

6 Limon kabuğu ile detoks
Limon ve zencefil: İşte uzun gecelerin sabahında ayılmanıza yardımcı olacak muhteşem ikili. Bunların sularıyla hazırlayacağınız içecek, enerji kazanmak, toksinleri atmak, sindirimi hızlandırmak ve mide bulantısını önlemek için ideal.

7 Şiş gözlere  sıcak su
Eğer sabahları uyandığınızda aynada ilk gördüğüz şiş gözleriniz oluyorsa bir de sıcak su formülünü  deneyin. Bunun için, yapmanız gereken sırt  üstü uzanıp 10 dakika boyunca gözlerinize sıcak suyla tampon uygulamak. Uyarılan kılcal damarlar ödemin atılmasına  yardımcı olacak.

8 Gökkuşağı bakışlar
Gözkapaklarında, tropik ormanlarda yaşayan papağanların kanatlarını andıran gökkuşağı renkleri bu sezon tekrar bir arada! Siz de bunu kendi makyajınıza uygulayabilir ve işe yeşil farınızı ve kontrast tonları kullanarak başlayabilirsiniz.

9 Işıltılı  kremler
Bronz teninizi vurgulamak istiyorsanız, içinde sedef ya da altın rengi pırıltılar olan vücut kremlerinden faydalanabilirsiniz. Elbisenizi giydikten sonra bunlardan az miktarda alın ve açıkta kalan bölgelere ovarak yedirin. Ardından da ellerinizi yıkamayı unutmayın.

10 Altın bu yıl daha yumuşak
Altın bu yıl daha yumuşak, daha mat ve daha pembemsi… Bu tonları, teninizin doğallığı ya da bronzluğunu vurgulamak için kullanabilirsiniz. Ancak, bu tonların yanında parlak, simli ve çok iddialı renkleri kullanmak kesinlikle yasak, hemen söyleyelim.

Etiketler: , , , , , , ,

Yaz güzelliği için 10 öneri

Hadi Yorum Yazalım 29.07.2010

Çocukları güneşten koruma rehberi

Güneşten neden korunmalıdır?
Geçmişte güneşe maruz kalmanın sağlıklı bir açık hava aktivitesi olduğu düşünülmekteydi. Bununla beraber, modern araştırmaların verdiği bilgiler, güneşin erken deri yaşlanmasına ve deri kanserine yola açtığını göstermiştir.

Güneş ne tip hasarlara neden olur?
Güneş enerjisinin yeryüzüne ulaşan bir kısmı görülebilir ultraviyole ( morötesi) ışığı içerir. Ultraviyole ışık (UVA ve UVB ) deriye girdiğinde, deri hücrelerinde hasara yola açarak gözle görünen ve görünmeyen gunes_rehberi.asphasara neden olur.

Güneş yanıkları görülebilen hasarlardan biridir ve güneşe maruz kalındıktan birkaç saat sonra ortaya çıkar. Bir çok kişide bu durum bronzlaşmaya neden olur. Açık tenli kişilerde güneşe maruz kalan alanlarda çiller meydana gelir. Çiller güneş hasarının oluştuğunun belirtecidir ve de güneşten korunma ihtiyacının olduğunu gösterir.

Ultraviyole ışınları deri hücrelerinde gözle görülemeyen hasara yol açar. Bu hasarların bir bölümü onarılırken, bazı hücre hasarları yıllar geçtikçe üst üste eklenir. 20-30 yıl sonra bu hasarlar deri kırışıklıklarına, yaşlılık lekelerine ve de deri kanserine yol açar. UVB ışığı pencereden geçmezken, UVA ışığı geçer.

Hangi tip deri hasarı deri kanserine yol açar?
Şiddetli güneş yanıkları ile bu yanıklardan yıllar sonra gelişen en tehlikeli deri kanseri olan Melanom arasında bir ilişki mevcuttur. Melanom ergen ve genç erişkinleri de içeren her yaş grubunda görülen bir deri kanseridir. Melanom vücudun diğer kısımlarına yayılabilir ve öldürücü olabilir.

Gözle görünmeyen güneş hasarı deri kanserine yola açar. Bazal hücreli kanser genellikle orta ve ileri yaşta görülür, fakat ergenlik dönemi gibi erken yaşta da oluşabilir. Bu kanserler nadiren vücudun diğer kısımlarına yayılır. Bununla beraber deri ve altındaki dokularda ilerleyen hasara neden olduklarından tedavi edilmelidir. Skuamöz hücreli kanser eğer erken tedavi edilmezse vücudun diğer bölümlerine yayılabilirler.

Güneşten korunmaya ne zaman başlanılmalıdır?

Güneşten korunmaya bebeklik döneminde başlanmalı ve tüm yaşam boyu devam edilmelidir. Hayat boyu maruz kalınan güneş ışığının %80′ i yaşamın ilk 18 yılında alınmaktadır. Bu nedenle çocukların güneşten korunması çok önemlidir.

Çocuğumu güneşe karşı nasıl koruyabilirim?

İşe çocuğunuza aşağıdaki güneşten korunma yollarını öğretmekle başlayın.

•  Gün ortasında güneşte kalınmamalı.

•  En az 15 koruma faktörlü güneşten koruyucu kullanılmalı.

•  Tişört ve şapka kullanılmalı.

•  Arkadaşlarınızla güneşten korunma hakkında konuşmalı.

Nelerden kaçınılmalıdır?

Güneş ışınlarının şiddetli olduğu saatler olan gün ortasında güneşte kalmayın. Oyun ve açık hava aktivitelerini saat 10.00dan önceye veya 16.00 dan sonraya alın. Gün ortasında güneş ışınları atmosferde daha az yol aldığından daha şiddetlidir. Ekvatora yaklaşıldıkça, dağlık alanlarda, ve yaz aylarında daha fazla güneşe maruz kalınır. Güneşin zararlı etkileri su, beyaz kum ve karda yansıma ile artar.

Uzun süre direk güneş ışığına maruz kalmayın. Özellikle gölgeniz kendi boyunuzdan daha kısa olduğu saatlerde, gölgede oturun veya oynayın.

Güneş yanıklarında kaçının. Güneşte kaldığınız süreye dikkat edin. Yaz ayında gün ortasında açık tenli bir kişinin güneşte yanması yalnızca 15 dakika sürer.

Güneş hasarı nasıl engellenebilir?

Güneş ışınlarını UVA ve UVB filtresi olan en az 15 faktörlü güneşten koruyucu krem losyon ve jel ile bloke edin. Güneşten koruyucuları her iki saatte yenilyin ve bulutlu havalarda bile kullanın. Eğer yüzüyor veya yoğun fiziksel aktivite yapıyorsanız, güneşten koruyucunuzu daha sık uygulayın.

Koruyucu faktörü 15 veya daha fazla olan güneşten koruyucuları tercih ediniz. Güneşten koruyucuların koruyucu kapasitesi güneşten koruyucu faktör ile belirtilir. Güneşten koruyucu faktör numarası 15 veya daha yüksek faktörlü güneşten koruyucuları tercih edin. Güneşten koruyucuların koruyuculuk özellikleri faktör arttıkça artar. Güneşten koruyucu faktör deride güneş yanığı oluşmadan kalınabilen süreyi belirler. Açık tenli bir kişi normalde gün ortasında güneşte 20 dakikada yanarken; 15 faktörlü güneşten koruyucu kullanan bir kimse bunun 15 katı sürede yani 300 dakikada yanar. Kuru ciltlere daha fazla güneşten koruyucu losyon uygulanmalıdır. Vücudun açıkta kalan tüm alanlarına kulaklar ve dudaklarda dahil olmak üzere güneşten koruyucu sürülmeli, göz kapaklarına uygulanmamalıdır. Güneşten koruyucu dışarı çıkmadan 30 dakika önce uygulanmalıdır. Yüzme ve terleme sonrası yeniden sürülmelidir.

Gözle görülemeyen tipteki güneşten koruyucular güneş ışınlarını tutar ve derinin güneş tarafından hasarlanmasını engeller.

Gözle görülebilen beyaz veya renkli opak güneşten koruyucular tüm ışınların deriye girmesini engeller. Bu koruyucular sıklıkla çinko oksit veya titanyum dioksit içerir. (kimyasal içermez) Burun, kulaklar ve omuzlar gibi yüksek riskli alanlarda faydalıdır.

Altı aydan küçük olan bebekler doğrudan güneş ışığına tutulmamalıdır ve koruyucu giysiler giymelidir. Güneşten koruyucu kullanımına 6. ayda başlanılmalıdır. 6 aydan evvel uzun süreli güneşte kalınmamalı, eğer muhakkak kalınacaksa güneşten koruyucular kullanılmalıdır.

Güneşten korunmak için nasıl giyinilmelidir?

Dışarıda açık renkli kıyafetler ve şapka kullanılmalıdır. Açık havada çıplak kalınmamalıdır.Yüzmeden sonra tişört giyilmeli, şapka takılmalıdır. Sıkı dokumalı kıyafetler güneş ışınlarını geçirmez ve de sıcağı yansıtarak serin tutar. Güneş gözlükleri ise göz ve göz kapaklarını güneşten korur.

Etiketler: , , , ,

Çocukları güneşten koruma rehberi

Hadi Yorum Yazalım 26.07.2010

Doğal bronzlaçtırıcı güneş yağı

Güneş ışığında uzun süre kaldığımız zaman vücut B vitamini kaybeder. Ve yine eğer C vitamini eksikliğimiz varsa aşırı güneş cildimizde lekelenmeye sebep olur. İşte bu yüzden güneşlendiğimiz zamanlarda diğer zamanlara nazaran daha fazla B ve C vitamini tüketmemiz gerekir.

Aşırı güneşlenmek cildin zamansız kurumasına ve kırışmasına yol açacağından güneşlenme ve bronzlaşmayı abartma makta fayda var. Güneşlenirken daha sağlıklı ve doğal bir bronzlaşma istiyorsanız aşağıdaki doğal ve bitkisel vücut yağları tam size göre.

60 gram kakao yağını benmari usulü eritin. Erittiğiniz kakao yağının içine aynı miktarda badem yağı katıp cam bir şişenin içinde iyice çalkalayın. Daha sonra içine birkaç damla zeytin veya ceviz yağı katıp çalkamamaya bir süre daha devam edin. Güneş yağınız hazır.

Üç çorba kaşığı kakao yağını benmari usulü erittikten sonra içine 3 çorba kaşığı zeytinyağı, 2 çorba kaşığı badem yağı ve 6 çorba kaşığı susam yağı katıp tüm malzemeyi iyice çalkalayın. Son olarak 2 fincan soğuk ve demli çayı yavaş yavaş karıştırarak katıp çalkalamaya devam edin.

7 çorba kaşığı susamyağı, 7 çorba kaşığı elma sirkesi, 1 tatlı kaşığı tentürdiyot, 3 çorba kaşığı mısırözü yağı, 4 çorba kaşığı bademyağını şişenin içinde iyice çalkalayın. Daha sonra hoş koku vermek amacıyla sevdiğiniz herhangi kokulu yağdan birkaç damla damlatıp birkaç dakika çalkalamaya devam edin.

Etiketler: , , ,

Doğal bronzlaçtırıcı güneş yağı

Hadi Yorum Yazalım 13.07.2010



SON 10

Rastgele Yazılar

  • Badem yağı ile dudağa bakım yapmak
  • Cilt güzellik önerileri
  • Sarkık kol gerdirme egzersizleri
  • Portakal maskesi
  • Yaz sıcağından cildi koruma yolları
  • 10 makyözden en iyi öneriler
  • Çikolatalı vücut pilingi yapın
  • Gençlik için cilt maskeleri
  • Kapatıcıyı dogru kullanma
  • Kuru ciltlere yüz maskeleri
  • KATEGORİLER

    ALT MENÜ