Kategori 'Cilt bakımı'
Kadınların dişiliğin sembolü olarak gösterdiği en nadide bölgelerinden biridir kalçaları..
Harika ve biçimli kalçalarınız olması için yapmanız gereken tek şey zamanınızın bir kısmını ayırmak ve gayret göstermektir.
Hayatımızın bir parçası olan suyu mutlaka hem tüketmeli hemde kullanmalıyız. Cilt ve sindirim sistemi üzerindeki büyük etkileri tartışılmaz. Mutlaka ama mutlaka günde 8 bardak su için.
Biçimli ve kıvrımlı kalçalara sahip olmak için bu bölgedeki kasları çalıştırmak lazım. En ideal hareket yere sırt üstü uzanın ve kalçalarınızı 10 kere kaldırıp indirin. Daha sonra yukarıda 10 saniye kadar tutun ve bu hareketi 4 kez tekrarlayın.
Banyodan sonra soğuk su ile kalçalarınıza masaj yapın. Soğuk suyun oluşturduğu basınç kalçalarınızın sıkışması için oldukça etkilidir.
Hareketsiz kalmayın. Her yere yürüyerek gidin. Asansör yerine merdivenleri kullanın
08.02.2010
Cilt Bakım Ürünleri
Cilt bakım ürünlerinin doÄŸru kullanıldığında cilde inanılmaz etkileri vardır. Temizleyici, nemlendirici veya maskeler hakkında dermatologların söyleyebileceÄŸi bazı doÄŸrular vardır. İçeriÄŸindeki “mucize” madde nedeniyle tercih edip her hafta yenisini satın aldığınız ürünler cildinizi sadece tahriÅŸ edebilir ve uygun cilt bakımından uzaklaÅŸmış olursunuz.
Günlük Cilt Bakımında;
1) Cilt tipine uygun ürünleri seçmek önemlidir.
2) Çevreden biriken kirlerin, ter yağ gibi kişisel salgılarımızın, ve dökülmekte olan ölü cilt hücrelerimizin temizlenmesi ikinci adımdır.
3) En hafif temizlemeyle bile bozulabilen cildin üst tabakasındaki doğal nemlendirme sistemlerinin nemlendiricilerle takviye edilmesi. Genel kural olarak da nemlendiricilerin yüz ve vücut halen nemliyken kullanılması vücuttaki nemi hapsetmektedir.
4) UV ışınlarının verdiği hasarı önlemek için güneşten koruyucu kullanmak
5) Normal cildin bilhassa foto yaşlanma ve hasarı için tedavi edici ürünlerin kullanılması uygundur.
Kuru Ciltlerde; Kuru ciltlerde kurutucu ve alkol içeren ürünler ciltten nemi söküp atacağı için tercih edilmemelidir. Hassas yumuşak sabun içermeyen likit bir temizleyici sonrası gliserin , hiyalironik asit gibi ürünlerle formüle edilmiş nem kaybını azaltan nemlendiriciler kullanılmalıdır. UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu SPF15 ve üstü bir ürün yıl boyunca dışarıya çıkmadan yarım saat önce açıkta kalan alanlara uygulanmalıdır.
Yağlı Cilt; Yağlı ciltlerde aşırı yağlı ürünler, hassas ciltlerde ise uygun daha az hasar verecek narin ürünler tercih edilebilir. Yağlı ciltlere özgün yağ bağlayıcı likit veya jel şeklinde temizleyicileri tercih edin. Krem bazlı, kakao yağı, lanolin içeren sabunlardan uzak durun. Losyon şeklinde suyu çekip tutan (humectane) maddeler içeren nemlendiricileri tercih edin. Ergenlik çağındaki gençlerde görülen hormon değişiklikleri nedeniyle yağlı ve akneye yatkın cildin temizliği ve doktor tarafından önerilen ürünlerin düzenli kullanılması önemlidir. Yağ içermeyen (oil-free) güneşten koruyucuları kullanın. Cildinize fazla parlak diyerek, yağı kurutmak için sert sabun, alkol, fırça, kese kullanmayın. Cilt temizliğini günde 2-3 kezden fazla yapmayın.
Karma Cilt; Kozmetik olarak T bölgesi ; yüzün yağlı alanları olan yanaklar, alın burun ve çene daha fazla yağlıyken diğer alanlarda kuruluk gözlenir. Normal karma ciltler için olan temizleme ürünleri yanaklar için nazik diğer bölgelerde daha sert etkililerdir. Yalnızca ihtiyaç duyulan bölgelere uygulayacağınız nemlendirici T bölgesinde sivilceye yol açabilir. Yağ içermeyen güneşten koruyucular kullanabilirsiniz.
Cilt Bakım Ürünlerinin İçeriklerinden Bazıları ve Güneşten Koruyucular: Kırışıklık ve güneş hasarını önleyen en etkili ürün güneşten koruyuculardır. UVB ve UVA ışınlarına karşı koruyucu özelliği olan , güneşten koruyucu faktörü (SPF) 15 ve üzeri olan ürünler cildin yaşlı görünmesini önlemektedir . Düzenli olarak güneşten koruyucu kullanmak derin kırışıklıklar ve koyu lekelerin oluşmasını engellemektedir.
Tretinoin ve Türevleri
Güneşin zararlı etkilerinden olan yüzdeki ince kırışıklıklar, koyu lekeler veya kabalaşmaya karşı etkilidir. Cilt renginin açılmasına , yenilenmesine yardımcı olmaktadır.
AHA (Alfa Hidroksi Asitler) Şeker kamışı, elma, üzüm ve limon gibi bitki ve meyvelerde doğal olarak bulunan asitlerdir. Cilt üzerindeki ölü hücrelerin dökülmesi ve bu sayede daha düzgün , yumuşak, renk düzensizliği olmayan yeni bir cilde kavuşulması sağlanmaktadır. AHA aynı zamanda cildin üst tabakası altındaki bağ dokusunun daha iyi üretimini, su kaybının ve ince kırışıklıkların azalmasını sağlamaktadır.
Kaçınılması gereken içerikler Propilen glikol veya sorbital bilhassa hassas ciltlerde tercih edilmez. SLS (sodyum lauryl sülfat) ve SLES(sodyum lauret sülfat) gibi sürfaktanlar şampuan, dişmacunu , traş kremi, kurutemizleme deterjanları bulaşık sabununda ve birçok endüstriyel temizlik maddesinde bulunur . Etki mekanizması nedeniyle duruladığınızı zannetseniz bile uzun süre saç ve derinizde kalıp yağ , nem ve amino asitleri söker atar. Ciltte kuruluk, kabalaşma ve yeni kıl ve deri oluşumunu bozar
06.02.2010
Anksiete, heyecan, utanma yahut öfke gibi emosyonel durumlar, ciltte sararma, terleme veya kızarma gibi değişik reaksiyonlara yol açabilir. Birçok dermatolojik bozukluğun karmaşık bir etyolojisi vardır; allerji ve psikolojik faktörler önemli rol oynar.
Stress dönemlerinde, dermatit, ürtiker, vulvalarda veya anüste kaşıntı, yahut akne belirmesi, yada önceden mevcut bir cilt durumunun şiddetlenmesine sık rastlanır.
Enfantil ekzemada olduğu gibi, yapısal bir predispozisyon da muhtemeldir, ama daha ziyade bastırılmış düşmanlık yahut cinsel çatışmalar gibi psikopatolojik durumlar sözkonusu olabilir.
Bilinçli yahut bilinçsiz dürtüler, kişinin kendi cildine zarar vererek lezyonlar yaratmasına yol açabilir
06.02.2010
Göz alıcı bir dekolteye sahip olmak için bu 20 öneriyi uygulayın!
1- Güneşe çıkmadan önce koruyucu ürünler kullanın.
2- Üstsüz güneşlenmeyin.
3- Göğsünüzde küçük sivilceler oluşmuşsa, o bölgeye bakım maskesi uygulayın.
4- Göğüs bölgesini sık sık nemlendirmeyi ihmal etmeyin.
5- Sutyen alırken sıkı olmamasına dikkat edin ve alttan destekli olanları tercih edin.
6- Çok sıcak su ile duş almayın.
7- Her banyodan sonra soğuk su ile masaj yapın.
8- Doğru sutyen kullanın.
9- Sutyensiz spor yapmayın.
10- Sert peeling uygulamalarından kaçının.
11- Hassas bir cilde sahipseniz, yeşil çay içeren ürünler kullanın.
12- Yastıksız ya da ince bir yastıkla uyuyun.
13- Sandalyeye sırtınızı dayayarak dik oturun.
14- Bu bölgede ince kılcal damarlar beliriyorsa, sert masajlar yapmaktan kaçının.
15- Sürekli yüz üstü yatmayın.
16- Çok sık kilo alıp vermeyin. Düzensiz bir şekilde kilo alıp vermek, bir süre sonra göğüslerde elastikiyet kaybına yol açıyor. Ayrıca dokular zayıflıyor ve göze hoş görünmeyen çatlaklar da oluşuyor.
17- Düzenli olarak nemlendirici bir krem ile masaj yapın.
18- Özellikle günde yarım saat boyun, omuz ve kolları çalıştırıcı egzersizleri ihmal etmeyin.
19- Sigara vücudunuzdaki hücre yenilenmesini olumsuz etkiliyor ve tüm organlarınız gibi göğüsleriniz de bundan nasibini alıyor.
20- Göğüslerinize düzenli olarak peeling uygulamaya özen gösterin. Peeling’in ardından göğüs dekolteniz canlı bir görünüme kavuşur.
03.02.2010
Damar içi lazer tedavisi ile varislerden kurtulmak mümkün artık! Sema Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. AÅŸkın Ali Korkmaz damar içi lazer tedavisi hakkında merak edilenleri anlattı…
Varis nedir?
Varis; vücudumuzda kanın geri dönüşünü sağlayan toplardamarın hastalığıdır. Kanın geri dönüşünü yerçekimine karşı etkili biçimde yapabilmek için toplardamarların içinde tek yönlü çalışan (yukarı doğru) kapakçıklar vardır. Bu kapakçıklardaki yetersizlik sonucu kan bacaklarımızda birikir. Zaman içinde bu biriken kanın oluşturduğu basınç cilt altındaki toplardamarların genişleyip görünür hale gelmesine neden olur.
Özellikle bacağımızın iç yüzünde ayak bileğinden kasığa kadar seyreden ana toplardamarda (büyük safen damarı) oluşan geri kaçış daha küçük yüzeysel damarları etkileyerek bacaklarda diz altı ve üstünde varisler yapar.
Varislerin bacaklarımızdaki görüntüyü çirkinleştirmesi dışında bacaklarda ağrı, şişlik ve dolgunluk hissine neden olur. Bazen gece krampları görülebilir. Eğer tedavi edilmezse zaman içinde egzama, cilt lekeleri hatta iyileşmeyen bacak yaraları gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir.
Varis kimlerde olur?
Dünya üzerinde milyonlarca insan varis şikayeti ile doktora başvuruyor. Çoğunlukla kalıtımsal nedenler ön planda. Kadınların %40’ı erkeklerin %25’inde varis görülüyor.
DiÄŸer nedenler;
- Hamilelik, doğum kontrol hapı alınması.
- Uzun süre ayakta kalmayı ya da oturmayı gerektiren meslekler.
- Hareket azlığı, şişmanlık.
- İleri yaş.
- Bacak enfeksiyon ve travmaları, jartiyer yada sıkı lastikli çorap kullanımı eğilimi olanlarda varise neden olabilir.
EVLT (Damar içi lazer tedavisi) nedir?
EVLT varise neden olan toplardamarın, iz bırakmadan ve ameliyatsız lazer ışınları kullanarak içten yakılması yöntemidir. Lokal anestezi ile basit bir müdahale odasında yapılabilmesi ve kısa ve büyük ölçüde ağrısız bir iyileşme dönemi olması gibi avantajları bulunuyor.
Tedavi genellikle 1 saatten az bir sürede yapılıyor ve hasta müdahale odasından yürüyerek çıkıp aynı gün evine dönebiliyor. Günlük normal aktivitelerini hemen yapabilen hastalar eğer çalışıyorlarsa 1–2 gün içinde işlerine başlayabiliyor.
EVLT nasıl yapılır?
İşlem öncesi:
Tedaviden birkaç saat veya hemen önce yapılan muayene ve tetkikler bulunuyor. Bacağın ultrasonik doppler ile değerlendirilmesi ve fizik muayene bulguları ile problemin nedeni ve ciddiyeti anlaşılıyor. Bu bilgiler ışığında hastaya hastalığı ve girişimin ne şekilde yapılacağı ayrıntısı ile anlatılıyor ve hastanın soruları cevaplanıyor. Girişimin olası riskleri konusunda hasta aydınlatılıyor ve onayı isteniyor.
İşlem sırasında:
- Müdahale odasında yatırılan hasta steril örtülerle örtülür.
- İşlemin yapılacağı bacakta kateterin giriş noktasına lokal anestezi yapılır.
- Ultrason rehberliğinde işlem yapılacak damar bulunur.
- Lazer kateteri kasığa kadar yine ultrason rehberliğinde ilerletilir.
- Damarın seyri boyunca yine özel karışım bir lokal anestezi (tümesan anestezi) yapılır.
- Lazer kateteri yavaş bir şekilde kasıktan giriş yapılan yere kadar çekilerek damar içten lazer ışınları ile tahrip edilir.
İşlem sonrası:
- EVLT işleminin hemen sonrasında elastik bandaj veya basınçlı varis çorapları ile işlem yapılan bacağa kompresyon uygulanır.
- Bandaj ya da çorabın ne kadar kalması gerektiği (en az 24 saat) ve hangi durumlar olmadıkça gevşetilmemesi konusunda hastaya ayrıntılı bilgi verilir.
- Hasta aynı gün evine gönderilir eve giderken yürüyebilir ve eve döndükten sonrada kısa yürüyüşler yapması önerilir.
- 2 gün sonra kontrole çağrılan hasta, artık günlük işlerine dönebilir sadece sıcak banyo ve ağır egzersizler yapmaması önerilir.
- EVLT işlemi sonrası rahatsızlık hissi minimumdur hastayı çok rahatsız etmeyen, işlem bölgesindeki hassasiyet ve kızarıklıklar 7–14 gün içinde iyileşmektedir.
- Hasta 1 hafta sonra kontrole çağrılır. Daha sonraki kontrollerinin nasıl ve ne zaman olması gerektiği konusunda bilgilendirme yapılır.
EVLT hakkında sık sorulan sorular
EVLT cihazı ne şekilde çalışıyor?
Lazer enerjisi fiber kateter içinden geçerek hastalıklı toplardamarı içten yakıyor ve damarın büzülüp kapanmasına neden oluyor böylece damar içinden artık kan geçemiyor.
Bu damarın kapatılması sorun oluşturur mu?
Hayır. Bacaklarımızda toplardamarlar bir ağ gibidir, diğer damarlar kanın yukarı dönüşünü rahatlıkla sağlayabilir.
İşlemin olası riskleri nelerdir?
Her türlü tıbbi işlemin birtakım komplikasyonları olabilmektedir, ancak EVLT eğer usulüne uygun yapılırsa ciddi problemlere neden olmamaktadır. Sadece bazı hastalarda bacaklarda hassasiyet, kızarıklık nadiren geçici uyuşmalar olabilmektedir.
EVLT’ye alternatif tedaviler nelerdir?
Hastalıklı damarın tedavisinde geleneksel yöntem cerrahi olarak damarın çıkarılması ve bağlanmasıdır (Stripping ve ligasyon). Bu yöntemde kasıkta ve diz ya da bilek seviyesinde en az iki kesi yapılması gerekir. Bu işlem genellikle genel anestezi altında yapılmaktadır. Bütün bunlar hastanede kalış ve iyileşme süresini uzatır, ameliyat izleri daha büyüktür.
EVLT sonrası varisler tekrar oluşabilir mi?
EVLT ile tedavi edilen bu damardaki hastalık varislerin en önemli nedenidir bu yüzden yeniden varis oluşumu çok nadir olmakla birlikte garantisi yoktur.
EVLT’nin başarı oranı nedir?
Yeni bir yöntem olması ile birlikte, elimizde 5 yıllık takip sonuçları vardır ve araştırmalar başarı oranının yüzde 98’in üzerinde olduğunu belirtmektedirler.
30.01.2010
Önceki Yazılar