Kategori 'Genel'

Hıçkırıktan kurtulma yolları

 Hıçkırık nedir nasıl geçirilir

Göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran diyafram kasının birden kasılması sonucunda gerçekleşen ani soluk alımına hıçkırık denir. Bu arada ses tellerinin bulunduğu kısım kapanır ve buradan geçen hava ani olarak kesilir. Bu durum hıçkırınığın çıkardığı sesin nedenidir.

Hıçkırık Nedenleri
Nedenleri çok çeşitlidir. Bununla birlikte, fazla yemek, hazımsızlık, acı, baharatlı ve sıcak yemekler, alkollü ve asitli içecekler, mide gazı ve sinir rahatsızlıkları en sık rastlanılan nedenlerdir. Ayrıca, bazı beyin, kalp, karaciğer, bağırsak hastalıkları ile zatülcenp ve zatürrede de görülebilir. Bu nedenle sürekli ve uzun süren hıçkırıklarda bir doktora baş vurmak gerekir.

Hıçkırık Nasıl Geçer
Hıçkırığı önlemek için öncelikle yavaş yemek, acı ve baharatlı yiyeceklerden, alkollü ve gazlı içeceklerden uzak durmak gerekir.

Bu önlemlere rağmen oluşan hıçkırığı kesmek için pek çok yöntem uygulanmaktadır. Kese kağıdına nefes alıp vermek, nefesi tutmak, nefesi tutup su içmek gibi yöntemler uygulanabilir. Hıçkırığı kesmek için uygulanan yöntemler çoğunlukla nefes alımını kontrol etmekle ve sinirlerle ilgilidir.

Hıçkırık tutması başka bir hastalıktan kaynaklanıyorsa ya da kişiyi ciddi şekilde rahatsız edecek kadar oluyorsa tıbbi tedavi gerekir.

Yorum Yazın 08.02.2010

Saç kaynak modelleri

Rüzgarda salınan parlak ve uzun saçlara ulaşmak o kadar zor değil. Kaynak Saç yaptırmak saç uzatmak isteyenlere alternatif çözüm sunmaya devam ediyor.
Çeşitli model ve renk çeşitleriyle keratinli saç kaynaklar şu anda en çok tercih edilen sağlıklı kaynak saçlardır.

Saç Kaynak Çeşitleri

Günümüzde saç teknolojisi her geçen gün biraz daha ilerliyor. Çıt çıt postişlerden sonra keratin kaynak yapay yolla zahmetsiz ve kolay bir şekilde saç uzatmayı sağlıyor. Son dönemde poliüretanlı kaynak sistemi de popülerleşmeye başladı ancak bu sistemin biraz daha geliştirilmesi gerekiyor.

Tüm bu seçeneklere rağmen; saçlarını uzatamayan ve alternatif saç ürünleri kullanmayı tercih edenlerin çoğu hayal kırıklığına uğrayabiliyor.
Kimisi yüksek meblalar ödemesine karşın, saçları her fön çekildiğinde dipten kopabiliyor, kimininse deniz kenarında güneşlenirken eriyen silikonları saç diplerine yapışıyor. Kötü örnekleri çoğaltmak mümkün ama etrafinızda silikon kaynak yaptıranlar çok iyi bilirler ki, 1-2 ay sonra sökülmek zorunda olan silikon kaynak tutamları, aseton muhteviyatı bir kimyasalla sökülürken çok acı verebilir.

Keratinle Saç Kaynak Yaptırmanın Avantajları:

* Keratin, saçın hammaddesidir.
* Keratin, birleşme noktasına zarar vermez.
* 6-8 ay boyunca saçta kalabilir.
* İstenen her renge kolayca boyanabilir.
* Güneşte, denizde ve saunada bile erimez.
* Sökülürken hiçbir kimyasal gerekmez.

Saç Kaynak Fiyatları

Her şeyden evvel kaynak zahmetli bir iş. Yaklaşık 1-2 saat ince ince tutamlar saça monte ediliyor. Taranırken bir zorluk olmaması için ne kadar ince tutam olursa işin ömrü uzadığı gibi, kalitesi de artıyor. Saçlarınızı ne kadar uzun ve gür görmek isterseniz, maliyet de o kadar artıyor.
Fiyat aralığı 300 YTL ile 1900 YTL arasında değişebiliyor.

Eğer saçlarınız omuzlarınızın üstünde ise ve yaklaşık iki karış uzatmayı düşünüyorsanız, 900 YTL”yi gözden çıkartmalısınız.

Keratin kaynaklarını ortalama 6-8 ay sonra çıkarttıktan sonra, kendi saçlarınızın hiç zarar görmemiş ve ortalama 8 santim de uzamış olduğunu göreceksiniz.

Yorum Yazın 08.02.2010

Doğumdan sonra ne zaman sex yapılır

DoĞum sonrası cinsel hayatta bazı değişiklikler olabiliyor. Aslında bu durumdan kadınlar kadar olmasa da erkekler de etkileniyor.

oğum sonrasında daha fazla salgılanan ve bebeğin emzirilmesinde büyük rol oynayan ´prolaktin´ hormonu cinsel isteksizlik ve vajinal kuruluğuna neden oluyor. Kadında doğal olarak bu hormonun aşırı salgılandığı emzirme dönemi boyunca cinsel isteksizlik sorunu baş gösteriyor.

Kaygılar
Doğum sonrası ortaya çıkan cinsel isteksizlikte estetik kaygılar da etkili. Kendini beğenmeyen kadının sevişme sırasında zihnini sürekli bedeniyle meşgul etmesi cinsel ilişkiden zevk almasını önlüyor. Bunun yanı sıra eşini eskisi kadar bakımlı bulmayan erkek de cinsel yaşamdan uzaklaşabiliyor. Disparoni, kadında cinsel ilişkiye yineleyici biçimde ya da sürekli olarak genital ağrının eşlik etmesi şeklinde nitelendiriliyor. Bu sorundan yakınan kadınlar, acının verdiği korkuyla ilişki kurmaktan kaçınıyor. Doğum sonrasında gelişen disparoninin en önemli nedeni ise, doğum sonrası kadının sağlığına tam kavuşmadan cinsel ilişkiye girmesi. Bunun yanı sıra cinsel isteksizlik yaşayan kadınlar ilişki sırasında uyarılma sorunu yaşadıkları için vajinal bölgelerinde yeterli ıslanma oluşmuyor. Vajinadaki kuruluk da disparoniye, yani ağrılı cinsel birleşmeye yol açıyor.

Etkilenme
Cinsel isteksizlik ve ereksiyon kaybı, doğum sonrasında erkekler arasında da görülüyor. Uykusuz geceler, iki üç saatte bir tekrarlanan emzirme işlemi, bebeğin sık sık hastalanması derken o güne dek sadece birbirine odaklanan çiftler, doğumun ardından neredeyse tüm ilgiyi çocuğa yöneltiyor.

Tedavi
Sorunların tedavisi, altta yatan nedene göre değişiyor. Kimi zaman kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile psikiyatristin birlikte çalışması yarar sağlıyor. Erkekte bir sorun varsa, devreye ürolog giriyor. Faktörler tespit edildikten sonra çifte terapi uygulanıyor.

Yorum Yazın 08.02.2010

Masaj yapmanın püf noktaları

Vücudunuzun kusursuz olması ve diri kalması için masaja ihtiyacı vardır. Aşağıda verdiğimiz ipuçları, masajın sizin için harika bir deneyim haline gelmesine yardımcı olacaktır.
Bir masajı farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek şekillerde yapabilirsiniz; hatta aynı teknik, nasıl uyguladığınıza bağlı olarak uyarıcı ya da uyku verici bir etki yaratabilir. Sert ve canlı bir masaj uyarıcı olabilirken yavaş ve düzenli hareketler insanı sakinleştirir. Masajın eğlencesi, denemedir. Asla aynı masajı iki kez yapmanız gerekmez. Her seferinde arkadaşınızın ihtiyaçlarını keşfetmeye çalışarak bunlara uygun bir masaj yapmaya çalışın. ister belli bir sırayı izleyin, ister kendi tekniklerinizi kendiniz belirleyin aşağıdaki ipuçları masajınızın harika bir deneyim haline gelmesine yardımcı olacaktır.

BUNLARI UNUTMAYIN
Masajın en önemli unsuru, ritmdir. Ritmik hareketler tüm vücuda gevşeme dalgaları gönderir.
Masaj haz vermelidir; yaptığınız herhangi bir şey acı veriyorsa, arkadaşınızdan bunu söylemesini isteyin.
Ellerinizi vücut çizgilerine göre biçimlendirin ve vücudu kusursuz bir şekle sokmak için yonttuğunuzu düşleyin.
Herhangi bir bölgenin masajı sırasında, mutlaka bir eliniz vücutla temas etsin. İdeal durum, tüm masajınızın tek ve sürekli akan bir hareket olarak algılanmasıdır.
Uyguladığınız basıncı çok hafiften çok güçlüye kadar değiştirin. Kemikli bölgeler üzerinde basınç hafif, büyük kaslar üzerinde ise daha sert olmalıdır. Derin basınçlar uygulamaktan korkmayın; sert bir dokunuş rahatlatıcı olabilir.

VÜCUDUNUZU KULLANIN
Masaj sırasında asla kuvvet kullanmanız gerekmez, basınç uygulamak için yalnızca vücudunuzun ağırlığını kullanın.
Hareketlerinize konsantre olun ve fazla konuşmayın. Her ikiniz de dikkatinizi çeşitli duyular üzerinde toplarsanız, masajınız daha etkili olur.
ilk hareketleriniz acemice görünecek diye endişelenmeyin. Bütün dokunuşlar güzeldir ve masaj ilerledikçe hareketler daha akıcı bir hale gelir.
Tek başınıza olmaktansa bir eş ya da arkadaşla birlikte öğrenmek size daha kolay gelebilir; teknikleri birbirinizin üstünde uygularken nasıl duygular uyandırdıklarını daha iyi görebilirsiniz.
İyi bir masaj yapmak için tamamen gevşemeniz gerekir, o yüzden kendinizi fazla zorlamayın. Bir sonraki adımın ne olacağından emin değilseniz, yalnızca hareketi devam ettirin. Hareketleriniz belli bir ritm kazandıkça masajınız daha ilginç ve gevşetici bir hale gelecektir

Yorum Yazın 08.02.2010

Kadınlarda orgazm olmama

Kadınlarda orgazm çoğunlukla direkt klitoris uyarısıyla oluşmaktadır. Bu konuda yapılan kısıtlı sayıda çalışma direkt klitoral uyarı olmadan orgazm olabilen kadınların oranının ancak %30 olduğunu göstermektedir. Bu nedenle kadında orgazm olamama durumunu öncelikle “hiç orgazm olamama” ve “cinsel ilişkide orgazm olamama” şeklinde ayırmak gerekir.

Orgazm olamayan bir kadın ilişki esnasında kendini orgazm takliti yapmak zorunda hissedebilir. Bunu yapmasının nedeni eşine onun “yetersiz” olduğu duygusunu yaşatmamak ve öte yandan da yine eşinde kendisinin “yetersiz olduğunu” kanısını uyandırmayı engellemektir. Bu tür bir uygulama problemin daha da karmaşık hale gelmesine neden olur, zira orgazm olamayan bir kadın için eşinin yapacağı etkili bazı değişiklikler sözkonusuyken, böyle bir durumda bunlar gündeme gelmez ve erkek “herşeyin normal gittiğini” düşünmeye devam ederek bir değişiklik yapma gereği duymaz.

Kadının orgazm olmasının sağlanması için ilişkide ne tür değişiklikler yapılabilir?

Öncelikle şunun vurgulanması gerekir. İlişkide aynı anda orgazm olunması diye bir gereklilik yoktur. Esas olan fizyolojik ve anatomik gerçekler nedeniyle kadının ya eşiyle beraber ya da eşinden önce orgazm olmasıdır. Erkek orgazm olduğu andan itibaren refrakter periyod adı verdiğimiz döneme girer. Bu dönemde ereksiyon etkinliğini kaybetmeye başlar ve belli bir süre erkeğin yeni bir ilişkiye fizyolojik ve ruhsal olarak hazır olması belli bir süre gerektirir. Bu süre erkekten erkeğe değişmekle beraber birkaç dakikadan birkaç saate kadar uzayabilir. Arka arkaya bulunulan ilişki sayısı arttıkça refrakter periyodun süresi de uzar. Bu erkeklerin bir gerçeğidir. Kadınlarda ise bu refrakter periyod ya çok kısadır ya da yoktur. Kadınlar arka arkaya defalarca orgazm olabilirler ve hatta aynı ilişki içerisinde bile çok sayıda orgazm olabilirler.

Buradan çıkan sonuç, erkeğin kadının orgazm olabilmesi için gerekli koşulları sağlamak için çaba göstermesi gerektiğidir.

Kadının orgazmı yaşayabilmesi için çiftlere düşen görevler

-Erkeğin kendisinin orgazma ulaşmak için geçen süreyi mümkün olduğunca uzatması: erkekler çok kısa sürelerde orgazm olabilirlerken kadınlar için orgazm olabilme süresi çok daha uzundur. Bu süre bir yandan kadının ilişkiye ruhsal ve fiziksel olarak ne kadar hazır olduğuyla, öte yandan ilişkide kadının duyarlı bölgelerinin ne kadar uyarıldığıyla ilgilidir.

-Çoğu kadında orgazm için direkt klitoris uyarısı gerekir. Her kadının anatomik yapısı farklı olduğundan çiftlerin, kadının klitoral olarak en iyi uyarılabildiği ilişki pozisyonunu seçmeleri gerekir. Klitorisin en iyi uyarıldığı ve çiftin yüz yüze bakması nedeniyle emosyonel özellikleri en güçlü pozisyon erkeğin üstte olduğu, en az uyarıldığı ve yüzyüze bakılmaması nedeniyle duygusal temasın en az olduğu pozisyon ise kadının arkasını döndüğü ve erkeğin arkada olduğu pozisyondur. Ancak bu her kadın için geçerli olmayabilir. Bu yüzden kadın eşine en çok hangi pozisyonda uyarıldığını hissettirmeli ya da direkt söylemelidir.

-”Önsevişme döneminin” uzun tutulması: kadınlar için “ön sevişme dönemi” çok önemlidir. Kadınların ilişkiye hazır olmaları erkeklerdeki kadar kolay değildir. Yeterince hazır olunmadan ilişkiye başlandığında genital bölgenin gevşemesi ve kayganlaşması yetersiz olduğundan ilişki kadın için tatsız bir deneyime dönüşebilmekte ve doğal olarak böyle bir ilişkide orgazm söz konusu bile olmamaktadır. Kadın hazır olduğu mesajını eşine verebilmeli, erkek de bu mesajı alabilmelidir.

-Burada unutulmaması gereken diğer bir önemli nokta ise ön sevişme döneminin gereğinden fazla uzun tutulmasının da hem erkeğin hem de kadının orgazm olma süresini ve orgazm şiddetini olumsuz etkilediğidir.

-Erojen bölgeler adı verilen bölgelerin kadın orgazmına katkısı ihmal edilmemelidir: Erojen bölgeler adını verdiğimiz bölgeler kadından kadına değişmekle beraber sıklıkla meme uçları, kulak arkaları, bacakların iç yüzleri kadının en erojen bölgeleridir. Kadın eşine ön sevişme dönemi boyunca ve tüm ilişki boyunca erojen bölgelerinin dokunulmasından hoşlandığı mesajını verebilmeli, erkek de bu konuda duyarlı olmalıdır. Erojen bölgelerin uyarılmasının kadının ilişkiye daha hazır olmasının sağlanması yanında orgazm olmasını kolaylaştırıcı özellikleri olduğu unutulmamalıdır.

-Bir kadın her ilişkide vajinal yoldan orgazm olamayabilir. Bazı kadınlar vajinal yoldan hiç orgazm olamazken, bazıları bazı ilişkilerde olurlar, diğerlerinde olamazlar. Vajinal orgazm öğrenilmesi gereken bir orgazm türüdür ve bir kadının defalarca ilişkide bulunmadan vajinal yoldan orgazm olabilmesi beklenmemelidir. Vajinal orgazm olunamadığında ilişkinin herhangi bir zamanında kadının direkt klitoris uyarısıyla orgazm olmasına imkan tanınabilir. Bu o kadar da anormal bir durum değildir.

-”Penis boyu nevrozu (takıntısı)” terk edilmelidir. Vajinanın üst 2/3 lük bölümü embriyolojik gelişim açısından alt 1/3 lük bölümünden çok daha farklı bir bölgeden gelişmektedir. Bu nedenle bu iki bölgenin fizyolojik ve anatomik özellikleri birbirinden oldukça farklıdır. En bariz farklılık sinir liflerinin dağılımındadır. Alt 1/3 lük kısım zengin bir sinir ağına sahipken, üst 2/3 lük kısımda sinir lifleri nispeten daha azdır. Bu nedenle alt 1/3 lük kısım dokunma, ağrı gibi duyaranlara çok daha hassastır. Her zaman belirttiğim gibi penis uzunluğunun kadının “tatmin olmasıyla” hiçbir ilişkisi olamayacağının da göstergelerinden biridir bu. Penis zengin sinir lifleri içeriği nedeniyle en çok vajinanın alt 1/3 lük kısmını uyarmaktadır.

Yukarıdaki önlemlerle orgazm olamama problemi giderilemediğinde yapılması gereken bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurmak ve genel bir jinekolojik muayeneden geçmektir. Her ne kadar kadında orgazm olamama nadiren jinekolojik bir nedene bağlı olsa da kural olarak ilk başvuru jinekolog olmalıdır

Yorum Yazın 08.02.2010

nceki Yazılar